Lütfen Bekleyiniz...
Son Güncelleme Tarihi: 24.05.2024
İçindekiler
    İleri Evre Parkinson Hastalığının tedavisinde en yeni seçenek; Duodopa Tedavisi
    İLERİ EVRE PARKİNSON HASTALIĞI NEDİR?

    Parkinson Hastalığı, beyinde “dopamin” adı verilen aracı kimyasalın eksikliğine bağlı gelişen ve sıklıkla ileri yaşta ortaya çıkan bir hastalıktır. Parkinson Hastalığı’nın erken dönemlerinde, tedavide ağızdan kullanılabilen pek çok ilaç seçeneği ve bunların kombinasyonları mevcuttur. Ancak yıllar geçtikçe hastalığın ilerlemesi ile birlikte, ağızdan tedaviye yanıt giderek azalır, ve ilacın kan düzeyindeki dalgalanmalar nedeni ile bu defa hastalarda diskinezi adı verilen istem dışı hareketler meydana gelir. Ayrıca, zamanla gün içerisinde aşırı hareketli (açık- “on”) ve aşırı hareketsiz (kapalı-“off”) olarak geçirilen, motor hareketlerde dalgalanmalar olarak tanımlanan değişken dönemler ortaya çıkmaktadır. Parkinson Hastalığı’nın bu dönemi, ileri evre Parkinson hastalığı olarak tanımlanır.

    NASIL TEDAVİ EDİLİR?

    İleri evre Parkinson hastalığı’nın tedavisinde ağızdan alınan ilaçların etkisi azaldığında ve ilaca bağlı istenmeyen etkiler ortaya çıktığında cihaz destekli tedaviler gündeme gelir. Beyin pili, Apomorfin infüzyon pompası gibi dünyada uygulanan tüm cihaz destekli tedaviler Türkiye’de de mevcuttur. Üçüncü ve en yeni alternatif de Levodopa/Karbidopa İntestinal Jel, diğer adı ile Duodopa tedavisidir. Duodopa, Parkinson Hastalığı tedavisinde altın standart olarak kabul edilen Levodopa’nın ince barsaktan sürekli infüzyon şeklinde uygulanan jel formudur.

    DUODOPA NASIL UYGULANIR?

    DUODOPA, özel bir pompa vasıtası ile beyne sürekli ve sabit hızda dopamin uyarısı sağlayan, ince barsaktan infüzyon şeklinde uygulanan ve levodopa/karbidopa içeren bir jeldir. PVC torba kasetler halinde kullanıma sunulmuştur ve  torba kasetlerin her biri, yaklaşık bir günlük (yaklaşık 16 saatlik) kullanım için hazırlanmıştır. Hekimin uygun gördüğü hastalarda 24 saatlik kullanımı da mümkündür. Torba kasetler içindeki jel formundaki ilaç, DUODOPA pompası adı verilen özel ve önceden programlanabilir bir pompa vasıtası ile doğrudan ince barsağın jejunum kısmına sürekli infüzyon şeklinde uygulanır. Böylece, levodopa’nın en iyi emilim yeri olan jejunuma doğrudan uygulanarak, hızla beyne ulaşmasına ve beyinde dopamine dönüşerek etkinlik göstermesine olanak sağlar. 

    DUODOPA pompasının önceden programlanabilir olması, her hastanın ihtiyacına göre günlük levodopa dozunun bireyselleştirilmesine, hatta gerektiğinde hastanın gereksinimine göre tedavi dozunun yeniden ayarlanabilmesini mümkün kılmaktadır. Böylece hastanın günlük levodopa ihtiyacı sürekli ve sabit dozlar halinde uygulanarak, ilacın kan düzeyindeki dalgalanmalar en aza indirgenir ve bu sayede istenmeyen etkiler de anlamlı ölçüde azalır.

    UYGULANMA AŞAMALARI NEDİR?

    Duodopa, geçici test periyodu ve kalıcı tedavi periyodu olmak üzere 2 aşamalı olarak uygulanır: 

    Test aşamasında amaç, hastanın levodopa yanıtını değerlendirmek ve o hasta için uygulanması gereken en uygun dozu tespit ederek pompayı bu doza göre programlamaktır. Diğer yandan, hastanın cerrahi işlem uygulanmadan önce Duodopa ile günlük aktivitelerinin ne kadar düzeleceğini deneyimlemesi açısından da avantajlı olabilir. Böylece cerrahi konusunda tereddütleri olan hastanın karar vermesi kolaylaşabilmektedir. Yine de test aşamasını yapmak zorunlu değildir. Hekimin uzun zamandır takibinde olan uygun hastalar doğrudan kalıcı tedavi aşamasına da geçebilir.

    Bu aşamada, genellikle bir gastroenteroloji veya nöroloji uzmanı tarafından hastanın burnundan ince barsağın jejunum bölümüne nazojejunal tüp yerleştirilir ve bu tüpün burun hizasındaki ucuna Duodopa pompası takılır. 

    Kalıcı tedavi aşaması; Yaklaşık 2-3 gün kadar süren test aşaması olumlu sonuçlanırsa, kalıcı tedavi aşamasına geçilir. Yaklaşık 5-7 gün süren kalıcı tedavi aşamasında, bir gastroenteroloji veya genel cerrahi uzmanı tarafından, endoskopi eşliğinde PEG-J (perkütan endoskopik gastrojejunostomi) adı verilen bir yöntem ile mideden ince barsağın jejunum parçasına bir tüp yerleştirilir. Karın duvarında kalan yaklaşık 10 cm uzunluğunda 0,5cm çapındaki tüpün ucuna Duodopa pompası takılarak Duodopa dozunun son ayarları yapılır. Test aşamasıyla birlikte tüm bu işlemler hasta hastaneye yatırılmak suretiyle uygulanır ve yaklaşık 7-10 gün sonunda hasta evine gönderilir. 

    Ücretsiz Hemşirelik Desteği; Hastanede yatış süreci boyunca hem test hem de PEG-J aşamasında bir Parkinson ve Duodopa tedavisi konusunda uzmanlaşmış bir hemşire hastaya eşlik eder. İlaç yanıtının değerlendirilmesinde, uygun dozun belirlenmesinde, PEG-J işlemi sırasında ve sonrasında hasta ve yakınlarının alması gereken eğitimlerin ( yara yeri bakımı, cihazın kullanımı, sorun çözme) verilmesinde destek olmaktadır. Bu ücretsiz hemşire desteği tüm Duodopa hastalarına verilmektedir ve 7/24 ulaşılabilir bir destek hattı mevcuttur. 

    DUODOPA DOZU NASIL HESAPLANIR?

    DUODOPA’nın dozları, ilk 10 dakika ile yarım saat içinde verilen sabah dozu, gün boyu verilen sürekli idame dozu ve gerektiği takdirde hastanın kendi uygulayabileceği ekstra dozlar şeklinde programlanır. Her hastaya uygulanması gereken DUODOPA dozları, o hastanın daha önce ağızdan kullandığı toplam levodopa dozu ve varsa kullandığı ilave Parkinson ilaçları dikkate alınarak hesaplanır.

    DUODOPA TEDAVİSİ İLE İLGİLİ KLİNİK DENEYİMLER NASILDIR?

    Bilimsel araştırmaların sonuçları DUODOPA’nın, ağızdan alınan levodopa’ya bağlı gelişen istemsiz hareketleri belirgin biçimde azalttığını, aşırı “off” dönemlerini belirgin olarak kısalttığını göstermiştir. Ayrıca klinik deneyimler, uyku kalitesini arttırmak, günlük yaşamsal aktiviteleri kolaylaştırmak gibi ek faydaları olduğunu da göstermektedir.

    DUODOPA’NIN AĞIZDAN TEDAVİDEN FARKI NEDİR?

    Ağızdan alınan ilaçlara göre ileri evre Parkinson hastalığı belirtilerini daha etkili bir şekilde giderir. Ağızdan alınan ilaçların uzun dönem kullanımına bağlı komplikasyonların (“on-off” dalgalanmaları, diskinezi, “no-on” ;yani ilaç alsa bile açılma olmaması) geliştiği veya ağızdan ilaç kullanımını tolere edemeyen hastalarda etkili ve güçlü bir seçenektir.

    DUODOPA TEDAVİSİ KİMLERE UYGULANABİLİR?

    DUODOPA tedavisinin başarısını belirleyen en önemli faktör, uygun hasta seçimidir. Ağızdan alınan levodopa’ya yanıt veren ve buna bağlı “on” “off” dalgalanmaları ön planda olan, “on” dönemlerinin önemli bir kısmına istem dışı hareketlerin (diskinezilerin) eşlik ettiği, günde en az 5 kez ağızdan ilaç alması gereken ileri evre Parkinson hastalarında kullanılmaktadır.

     

    DUODOPA TEDAVİSİNİN AVANTAJLARI NELERDİR?

    DUODOPA tedavisinin, 18 yaşın üzerindeki tüm hastalarda yaş sınırlaması olmaksızın kullanılabilmesi, ağızdan ek ilaç kullanım ihtiyacını anlamlı ölçüde azaltması, tedavinin 1-2 hafta gibi kısa bir süre içerisinde programlanabilmesi ve dozun hastanın ihtiyacına göre kolayca ayarlanabilmesi, önemli avantajları arasında yer almaktadır. Bu tedavinin bir diğer avantajı da, diğer cihaz destekli tedavilere (DBS, Apomorfin infüzyonu) nispeten daha kolay bir yöntem olmasıdır. Ayrıca bazı hastalarda görülen dopaminerjik aşırı ilaç kullanımını kontrol etmede de monoterapi avantajı sunan önemli bir tedavi metodudur. 

    Diğer yandan test dönemi ile tedavinin etkinlik derecesinin ve dozunun tespit edilebilmesi ve hastanın cerrahi işlem yapılmadan önce tedavi sonucunu deneyimleyebilmesi diğer avantajları olarak sayılabilir. Bu da tedavinin hasta için uygun olup olmayacağını öngörme olanağı sağlamaktadır.

    Tedaviyi uygulamak için her ne kadar cerrahi bir işlem gerekiyor olsa da istenildiğinde sistem vücuttan herhangi bir zarar vermeden çıkarılabildiği için geri dönüşümlü bir tedavidir. 

    TEDAVİNİN RİSKLERİ VAR MIDIR?

    Her tedavide olduğu gibi, bu tedavi için de bazı riskler söz konusudur. Örneğin, PEG işlemi ile ilgili bilinen cerrahi riskler, bu tedavi için de geçerlidir. Olası risklerin en aza indirgenebilmesi için uygun hasta seçimi büyük önem taşımaktadır. Bunun yanısıra, nöroloji, gastroenteroloji, genel cerrahi, hemşire, hasta ve hasta yakını işlem öncesi ve sonrasında çok sıkı işbirliği içinde olmalıdır. Kalıcı tedavi öncesinde bir deneme süreci olması, olası risklerin öngörülmesi ve yönetimi açısından da faydalıdır.

     

    TEDAVİ NASIL TAKİP EDİLİR?

    Kalıcı tedaviye başlandıktan sonra hem hasta, hem de hasta yakını, DUODOPA’nın kullanımı ve genel bakımı ile ilgili, konuda uzmanlaşmış hemşireler tarafından eğitilmektedir. DUODOPA hastası, gastroenteroloji uzmanı, nöroloji uzmanı ve hemşire tarafından düzenli aralıklar ile takip edilmektedir.

    SONUÇ

    Duodopa, motor fonksiyonlardaki dalgalanmaları yeterince kontrol edilemeyen ileri evre Parkinson hastalığı olan bireyler için özel ve güçlü bir tedavi seçeneğidir. Semptom kontrolü ve yaşam kalitesi açısından önemli faydalar sunar.  

    Ara Onlıne Randevu