Lütfen Bekleyiniz...
Son Güncelleme Tarihi: 07.07.2020

Sağlık sorunlarının tedavisinde gerekli olan cerrahi operasyonlar esnasında ağrı, sızı hissedilmemesi için ameliyattan önce uyuşturma, yani anestezi işlemi uygulanır. Anestezi, bütün uyuşturma çeşitlerinin genel adıdır ve kelime anlamı hissizliktir. Anestezi ve reanimasyon uzmanı hekimler tarafından, ameliyat esnasında hastanın acı hissetmemesi için uygulanan bir dizi tıbbi uygulamadır. Uygulanacak olan anestezinin türü, anestezi ve reanimasyon uzmanları tarafından kesinleştirilir ve anestezi sunum sistemi adı verilen cihazlar ile öngörülen oranlarda hastaya verilerek geçici olarak bilincin kapanması sağlanır. Yaklaşık 150 yıldır uygulanan ve sürekli gelişen anestezi teknikleri ile operasyon esnasında yaşamsal aktiviteler devam ederken bilinç, refleks ve duyunun ortadan kaldırılması hem hasta hem de operasyonu gerçekleştiren hekimler için oldukça önemlidir. Ameliyat esnasında hastaya konfor sağlayan bu uygulama sayesinde refleksler baskılanıp kas gevşemesi sağlandığından cerrahi müdahalenin yapılması kolaylaşır. Ameliyat süresi boyunca bu durumun devamlılığını sağlamak ve ameliyat sonrasında anestezi ilaçlarının sonlandırılması ile hastanın uyandırılması da yine anestezi hekiminin uzmanlık alanıdır.

Anestezi çeşitleri


Gerekli durumlarda müdahaleyi kolaylaştırmak ve ağrıyı azaltmak ya da tamamen ortadan kaldırmak için uygulanan anestezi türleri birkaç başlık altında toplanabilir. Diğer hekim ve cerrahlar tarafından uygulanacak müdahalenin türüne ve uzunluğuna bağlı olarak anestezi uzmanı; genel, bölgesel, lokal anestezi ve sedasyon uygulamaları arasından seçim yapar. Gerekli gördüğü anestezi işlemlerini hastaya uygular. Anestezi çeşitleri arasında bulunan ve genel anestezinin bir parçası olan sedasyon, genel olarak hastayı rahatlatmak, hafif bir uyku hâli yaratmak için uygulanır.


Genel anestezi


Ameliyathanede anestezi uzmanı tarafından karşılanan hasta, ameliyat masasına alındıktan sonra ilk olarak anestezi uzmanı tarafından kalp monitörü, kandaki oksijeni ölçen puls oksimetre gibi gerekli cihazlara bağlanır. Bu cihazlar ile hastanın yaşamsal fonksiyonları, operasyon boyunca sürekli olarak gözetim altında tutulur. Daha sonra açılan damar yolundan kas gevşemesi ve uyku hâli oluşturacak özel ilaçlar verilir. Ardından anestezi uzmanı tarafından solunum yolundan inhalasyon anestezikleri, diğer bir deyişle farklı anestezik gazlar oksijenle birlikte verilir. Böylece hastanın bilinci kontrollü olarak kapatılır. Solunumun devamlılığı sağlandıktan sonra cerrahi müdahale başlar ve operasyon devam ettiği sürece bu gazların verilmesine de devam edilir. Operasyon boyunca anestezi doktoru sürekli olarak hastanın yanında bulunur. Anestezist; nabız, dokulardaki oksijen yoğunluğu, kan basıncı, vücut ısısı ve solunum gibi tüm hayati fonksiyonları sürekli olarak takip eder ve ameliyathaneyi terk etmez. Modern anestezi cihazları ve anestezi uzmanı sürekli olarak uyku derinliğini gözler, böylece ameliyat esnasında uyanma, ayılma gibi durumlarla karşılaşılmaz. Genel anestezi süresi, ameliyatın türüne ve süresine bağlı olarak tamamen değişkendir. Ameliyat tamamlandığında anestezi hekimi tarafından tüm inhalasyon anestezikleri kapatılır ve solunum yolundaki tüpler çekilir. Hasta, yavaş yavaş uyanması ve kendine gelmesi için uyandırma odasına alınır ve genel durumu kontrol edilir. Mevcut ağrıların azaltılması için gerekli durumlarda ağrı kesiciler uygulanır. Hastanın bilinci tamamen açıldığında hasta kontrollü analjezik uygulamasına geçirilir. Burada hasta dinlenirken ağrısının artması durumunda, elinde bulunan bir düğmeye basarak damar yoluna giden seruma ilave olarak bir miktar ağrı kesici aktarılmasını sağlar. Önceden programlanmış olan cihaz sayesinde aşırı dozda ağrı kesici alınmasının önüne geçildiği gibi, hastanın konforu da artırılır.


Bölgesel anestezi


Bazı ameliyatlarda ve özellikle doğumda sıklıkla kullanılan bölgesel anestezi türüdür. Hem normal hem de sezaryen için uygulanan spinal ve epidural anestezi türlerine ek olarak kombine spinal epidural anestezi de uygulanabilir. Bölgesel olarak uygulanan bu yöntemler sayesinde hastanın bilinci açık olmasına rağmen ameliyat sırasında ağrı hissetmez. 


Spinal anestezi, bel seviyesi ya da bu seviyenin altında yapılan cerrahi operasyonlar, sezaryen veya normal doğum öncesinde uygulanabilir. Sezaryen ile doğum esnasında herhangi bir ağrı ya da acı hissedilmeyen ve doğumun gerçekleşmesinin hemen ardından annenin bebeğini kucağına alabilmesini mümkün kılan anestezi tipidir. Anestezi uygulanırken hasta oturtulur, bel bölgesi sterilize edildikten sonra beyin omurilik sıvısı içinde bulunan spinal kord ve sinirlerin bulunduğu dura adı verilen spinal kese içine enjeksiyon yapılır. Kısa süre içinde ayaklar ve bacaklarda uyuşma başlar. Göğüs alt seviyesinden ayaklara kadar uyuşukluk olur. Epidural anesteziye göre daha düşük dozda anestezi ile daha çabuk etkisini gösteren spinal anestezinin uygulanması böylece tamamlanmış olur. Anestezi uzmanı tüm operasyon boyunca ameliyathanede kalarak gerekli kontrolleri yapar. Sezaryen tamamlandıktan sonra uyuşukluk hissinin 2-3 saat daha devam etmesi normaldir. Spinal anestezinin avantajları şöyle sıralanır:


Anestezi hızla etki eder.

Bilinç açık olmasına rağmen acı hissedilmez.

Mide bulantısı ve kusma hissi olmaz.

Ameliyat sonrası yeme ve içme mümkündür.


Epidural anestezi de spinal anestezi yöntemi gibi belirli bir bölgede ağrı iletimini durduran bölgesel bir anestezi tipidir. Pek çok cerrahi girişimin yanı sıra doğum ağrılarını kontrol altına almak için, normal ve sezaryen ile doğum esnasında da uygulanır. Uygulama yöntemi spinal anesteziye benzer olsa da, burada enjeksiyon kateter adı verilen ince boru aracılığıyla, epidural aralığa yani, beyin omurilik sıvısı içinde bulunan spinal kesenin dışına yapılır. Anestezi uygulandıktan yaklaşık 15 dakika sonra ağrı hissi baskılanır. Epidural anestezinin avantajları şöyle sıralanır:


Doğum sancılarının giderilmesinde etkilidir.

Bilinç açıktır, ancak operasyon esnasında acı hissedilmez.

Uygun zamanda uygulandığında doğumu hızlandırır.

Hasta, işlem sonrasında ayağa kalkıp yürüyebilir.


Kombine Spinal Epidural Anestezi, spinal ve epidural anestezi yöntemlerinin birlikte uygulandığı bir anestezi şeklidir. Öncelikle spinal enjeksiyon ile anestezi uygulanır ve hemen ardından kateter yardımı ile epidural anestezi yapılır. Epidural anestezi ile ağrı duyusu olmamasına rağmen hasta operasyon esnasında dokunma ve dokuların çekilmesini hissedebilir, ancak spinal anestezi ile kombine olarak uygulandığında bu his de ortadan kalkar. Diğer avantajları ise şöyledir:

Genel anesteziye göre verilen ilaçlar bebeğe ulaşmaz.

Genel anesteziye göre iyileşme ve toparlanma hızlıdır.

Bilincin açık olması sayesinde annenin bebeği ilk anda kucağına alabilmesi mümkün olur.

Ağrı ve acı hissi yoktur.


Lokal anestezi


Bölgesel anestezi ile karıştırılmaması gereken lokal anestezi, sınırlı bölgelerdeki küçük cerrahi işlemler için uygulanır. Abse drenajı, ben alınması, diş çekimi, sünnet, dermatolojik ve estetik girişimler gibi işlemlerde sıklıkla uygulanan lokal anestezi; enjeksiyon yoluyla, spreyleme ile ya da cilt üzerine sürülerek uygulanır. Yaklaşık 15 dakika içinde etkisini gösteren bu anestezi türü ile bilinç ve duyu kaybı olmadan sadece işlemin yapıldığı alan uyuşturulur.


Anestezi Alacak Hastaların Dikkat Etmesi Gereken Hususlar


Ameliyat kararı verilen hastalar mevcut başka hastalıkları ve kullandıkları ilaçları  hakkında ameliyatı yapacak olan cerrahı ve anestezi uzmanını bilgilendirmelidir. Bazı ilaçların (kan sulandırıcı ilaçlar gibi) ameliyattan önce kesilmesi gerekebilir veya yeniden doz ayarlaması gerektirebilir. Bazı mevcut hastalıklar için gerekli branş doktorlarından görüş (konsültasyon)  istenebilir ve  ek tedavilerin uygulanması gerekebilir.

Anestezi verilecek hastaların midesi boş olmalıdır. Hasta anestezi altındayken, dolu midede bulunan gıdalar ve asitli mide sıvısı yemek borusundan geri gelerek, nefes borusuna kaçabilir; bu  istenmeyen bir durumdur ve hayati tehlikeye neden olabilir. Bu nedenle yetişkin hastalar ameliyat öncesi gece 24.00'ten itibaren katı ve sıvı gıda almamalıdır. Ameliyat öğleden sonra ise sabah 06.00 dan sonra aç kalmaları gerekmektedir. Ameliyattan 3 saat öncesine kadar 1 bardak berrak sıvı (su, çay, ıhlamur, vişne suyu) alınabilir. İlaçlar ameliyattan 1 saat öncesine kadar bir yudum su ile içilebilir. Bebek ve çocuklarda açlık süresi 4-6 saat arasında olmalı, açlık durumu ebeveynleri tarafından dikkatle takip edilmeli, gizlice bir şey yemeleri ve içmeleri önlenmelidir.

Ameliyattan önce sigara içilmesi akciğer fonksiyonlarını olumsuz etkileyeceğinden sigara içilmemesi önerilir. Hastanın sigara  içicisi olması anesteziden uyanma esnasında solunum fonksiyonlarının normale dönmesini olumsuz yönde etkiler, öksürüğe ve balgam artışına neden olur.





Ara Onlıne Randevu